top of page

Rüyalardan Miras


BİR BOĞAZZADE RIHTIMZEDESİ… RABBİM KİMSEYİ RIHTIMSIZ BIRAKMASIN
Bir yolcu vapuru, iki yüz yıllık bir yalının rıhtımına çarptı. Ve böylece Türk sinemasının yetmişli yıllardan kalma yalı melodramları, 2026 yılında beklenmedik bir devam filmiyle karşımıza çıktı. Başrolde bir yalı, yardımcı rollerde bir rıhtım ve haddini aşan bir yolcu vapuru. Replik ise Oscar'lık: “Rıhtımımı yok ettiler!” İnsanın içinden ister istemez “Geçmiş olsun, Boğaz'ın hangi kısmı sizin tapudaydı?” diye sormak geliyor. Ve böylelikle Kıyı Kanunu da sessizce sohbetten ay

Nehir Güler
3 days ago2 min read


HEPSİNİ GETİR
Otuz yaşında sigarayı bırakacağını söylemişti ve bırakmıştı da. Bunun hayatında gerçekten kayda değer bir değişikliğe vesile olup olmadığını bilmiyordu. Belki de yalnızca bir gün aklına düşmüş bir karardı. Bir nevi kendine verdiği küçük ama kesin bir söz. Onu gerçekleştirdiğinde, hayatında hiçbir şey kökten değişmese bile, sanki görünmez bir eşiği aşmış gibi hissedecekti. Sigara içmeye başladığında yirmi yaşındaydı. Varlığı kendi gözünde bile bir ağırlığa dönüşmüş gibi hisset
Mübeccel Lafügüzaf
4 days ago4 min read


GİDECEĞİMİ HİÇ DÜŞÜNMEDİ Kİ
Kapıyı kapattı. Ayakları, alışkanlıktan olsa gerek, onu mutfağa yönlendirdi. Kahve makinesinin düğmesine basıp kahvenin fincana dolmasını izledi. Dolan fincanı alarak şehrin tüm güzelliğinin görülebildiği camın karşısındaki koltuğa oturdu. Kahvesini yudumlarken gözleri uzaklara daldı. Çok sevdiği bu şehrin görüntüsü bile ona uzun zamandır sıradan geliyordu. Ne zamandan bu yana böyleydi, anımsayamadı. Denizin mavisiyle bütünleşen şehir, güzellikten çok uzak, büyük bir karmaşay

Bahtışen Atak
Aug 112 min read


SEVGİLİ NECLA'YA
fotoğrafını koyamadığım ayna yalnızlığı I. dünya şimdi bir bastonun etrafında dönüyor kırlaşmış yüzler parkında günler ölüyor çocuk sesleriyle güneşi uğurluyorum anımsamanın gülüşü dudağıma çakılan çivi II. yüzüne denk geldiğim mevsimi andım biraz yağmur sonra kaldırımı ısıtan güneş izleri sesine uzun bir cümle kurmuştum dünya savaşları bitince şehrine kavuşan trenlerin sesine benzerdi III. hep gidilmeyecek şehirlere benzetirdim seni bitmeyecek savaşlara kabuk
Erman Şahin
Apr 221 min read


GÜNÜN MİDESİNDE RUHUM AÇ!
Bazen sabahları uyandığımda, sanki gün beni bir lokmada yutmuş, midesinde huzursuzca dolaşıyormuşum gibi hissediyorum. Ah, o sabahların ilk anları! Daha gözümü açar açmaz kendimi bir devin mide asitlerine karşı direnmeye çalışırken buluyorum. Karnım mı aç? Tabii ki aç! Ama ruhum, işte o gerçekten boş bir mide gibi gurulduyor. Işık yüzü görmemiş gözlerimle dünyaya bakıyorum, ama dünya da bana bakıyor: “Evet, sabah oldu, hadi bakalım, başlat şovu!” Dünya ağırlığını omuzlarıma b

Nehir Güler
Apr 13 min read


İHBAR
elin bende kalsın çeyrek ter gibi kendime bile geç kalan ikiye bölünmüş bir adamım yanımın biri öteki yanımı suçluyor suçlu yanım hakka küskün sokakta yürürken vicdanım uç vermiş taşlara takılıyor bende hep böyle oldu sevmek = geç kalmak gözlerin bir soru gibi duruyor yüzümde cevaplasam al kan olurum susuyorum boş bakmak en sadık cinayet aletim yaklaşınca sana “haklı mıyım” diye soruyor Tanrı’ya benzeyen boşluğa oysa sen hiçbir felsefeye sığmıyorsun bir çayın buharı kadar tam

Alattin Bilgiç
Mar 301 min read


BEDEN ÖLÜNCE Mİ DUVARLAR BOŞALIR?
Odanın duvarlarına baktı, baktı. Boştu Hiç sevmezdi boş duvarları. Renkli olmalıydı, birbiriyle alakasız resimler, posterler, tablolar duvar süsleri… Her biri hayallerine eşlik etmeliydiler. Gözünü kapattı. Odanın boşluğunu zihninin doluluğuyla doldurmak istercesine… Vücudunun aksine zihni çok hareketliydi. Unuttuğu, unuttuğunu sandığı her şeyi anımsıyor hatta yaşıyordu adeta. Kendine oyun da bulmuştu, istemediği anıları anımsayınca gözlerini açıyor odanın boş duvarlarına b

Bahtışen Atak
Feb 253 min read


GÖR BENİ
“Gör beni!” çığlıkları belki de “bana bak, beni tanı, beni anla” çığlıklarıdır. Gördüğümüz her şeye gerçekten bakıyor muyuz? Önce bunu sorgulamalıyız. Gördüklerimiz parmağımızın ucunda. Çoğuna bakmadan geçiyoruz. Dokunduğumuz beğenme butonu çoğu zaman bir alışkanlık sadece. “Seni takip ediyorum… Ben de buradayım” demenin hızlı bir yolu belki. Ama her beğendiğimize gerçekten bakıyor muyuz? Belki çoğunluk için görmekle bakmak aynıdır. Oysa birçok şeyi görürüz; fakat ancak baktı

Bahtışen Atak
Feb 221 min read


KARANLIK
Gözlerini açıp karşıya baktığında, yüzünü örten tül parçasının arkasında bir çift kara göz gördü. Başını kaldırıp o kara gözlerin sahibini daha iyi görmek istedi ama kaldıramadı. Bu tül parçasını başına örttüklerinde, ona başını kaldırma demişlerdi. Tülün ağır kokusu nefes almasını zorlaştırıyordu. Bir yerlerden tanıdık geliyordu bu koku. Neydi, neydi? diye düşündü. Ne zaman duymuştu bu kokuyu?.. Kara gözlerin hâlâ ona baktığını hissediyordu.“Tamam, hatırladım,” dedi içinden

Bahtışen Atak
Nov 6, 20253 min read


YILDIZ BİRİKTİRENLER
Yıldızlardan söz ederdi şairler. Öyle sık ve öyle içli bir biçimde söz ederlerdi ki, insan onları gökyüzünden çok bir masalın sayfaları arasında sanırdı ilkin. Yıldızlar güzeldir, derlerdi. Baktıkça insanın içi açılırmış. Derinleşirmiş insan, durulurmuş. İnandım. Neye inandığımı bilmeden, sadece tekrar edilen her şey gibi bunun da doğru olduğuna inanarak, yıllarca taşıdım bu düşünceyi içimde. Oysa yıldızları pek görmemiştim ben. Göğün ne zaman karardığını fark etmeyecek kadar

Muraz Arslan
Nov 4, 20257 min read


ZIRHTAKİ ÇATLAKTAN SIZAN UFAK BİR AYRINTININ ANATOMİSİ
“Bu seansa mutlaka gelmelisin, Sevim...” Arkadaşı Yeşim’in sesi, sanki bir şeyin büyüsüne kapılmış gibiydi. Gözlerindeki ifade, ofisin floresan ışıklarından daha donuktu; Sevim’in içini belli belirsiz bir huzursuzlukla dolduruyordu. “Yani... Anlatması zor,” diye fısıldadı Yeşim robotik ve ama tuhaf bir şekilde ağlamaklı bir ses tonuyla, neredeyse huşu içinde. “Başka bir gerçeklikten geçtim sanki. Görünmez ama hissedilebilen bir kapıydı bu. O seansı düzenleyen kadının enerjisi

Nehir Güler
Oct 27, 202512 min read
bottom of page

